Turkuvaz Medya Grubu Yetkililerine Açık Mektup

Türkiye İnternet Kafe Esnaflarından
İstanbul İnternet Kafecileri Esnaf Odası Eliyle;

TURKUVAZ MEDYA GRUBU YETKİLİLERİNE AÇIK MEKTUP

23.01.2017 Tarihinde ATV ve A Haber ana haber bültenlerinde sözde “çocukların internet bağımlılığına” dikkat çeken haberinizi izledik. Vatandaş olarak kanallarınızı seyretmekle birlikte, internet kafe esnaflarının önemli bir bölümü olarak size sempati de duyuyoruz. Ancak yine de bu sempatimiz yaptığınız hataları yüzünüze vurmamıza engel değil. Ziya Paşa’nın şiirindeki ''en ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun (en ummadığın kişiler bile senin içinin gizlerini keşfeder) sen herkesi kör âlemi sersem mi sanırsın'' hükmünce herkes yaptığını ve sorumluluğunu bilmelidir. Medya hiç kimseyi ve hiçbir sektörü  “Günah Keçisi” yerine koymamalıdır, FETÖ/PDY'nın ekmeğine bal sürmemelidir!

 Bakınız ne demek istiyoruz;

“Karneyi Alan İnternet Kafeye Koştu” , “Özgürlük Değil Bağımlılık” , “Çocuklarda İnternet Bağımlılığı” , “Kapımızdaki Tehlike İnternet Kafe” , “Anne Babalar Dikkat”, “Saat Sınırı Koymak Çözüm Değil” alt manşet yazıları güdümünde izlediğimiz haber, gerçekleri yansıtan bir haber değildir! Sektör esnafları olarak sahip olduğumuz bilgi birikimi ve tecrübeler nazarında değerlendirdiğimizde;  çocuklar üzerinden ebeveynlerin vicdanlarında infial yaratmak ve İnternet Kafeleri anne babalara kötülemek maksadıyla “basmakalıp cümlelerle sözde bir haber" hazırladığınız kanaatindeyiz. Peki neden bu kanatteyiz?

Eğer siz bu haberi, “Anne Babalar Dikkat” , “Evde ki Tehlike”, “Çocukların Yatak Odasında Kâbus” , “Güvenli İnternet Çözüm Değil” , “Çocukların Kucağında ki Bomba” alt manşet yazılarıyla verseydiniz. Eğer anne babaların evlerine “Güvenli İnternet” hizmeti aldıktan sonra küçücük yavrularını güvenli zannettikleri bilgisayarlara emanet ettiklerini, oysa güvenli internet hizmetini 8-9 yaşında ki çocukların dahi hiçbir yardımcı yazılım kullanmadan ve bilgisayarın ayarlarıyla da oynamadan (15 saniye içinde) etkisiz hale getirebildiklerini, sosyal paylaşım sitelerinin pornografik materyallerin paylaşım alanına döndüğünü, sosyal platformlarda her türden sapkınlığın ve sapıklığın çocukların gözleri önünde cereyan ettiğini, twitter, facebook, instagram ve benzeri ağlarda çocuklarımızın telafisi imkânsız zararlar gördüklerini haber yapsaydınız. Eğer, EU Kids Online (Avrupa Çevrimiçi Çocuklar) Proje grubunun gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarını ve Türkiye bulgularını da haber yapsaydınız. İşte o zaman gerçekleri yansıtan bir haber yapmış olacaktınız!

Bakınız ne diyor EU Kids Online araştırma sonucunda? https://www.medikalakademi.com.tr/cocuklarin-interneti-ilk-kullanim-yasi-son-5-yilda-5ten-2ye-duestue/

 “Çocukların internetle buluşma alanı, kendi odaları

Çocukların internet erişimi sağladıkları mekanlar incelendiğinde; 2010 yılında  %60,1 oranında dershane ve okulda internet kullananımı en yüksek oranda belirtilen mekan olurken, 2015 yılında okulda kullanım % 49,6 oranında kalmış. Evde “kendi odasında” kullanım ise % 84,6 ile en yüksek oran olarak dikkat çekmektedir.

Çocukların internet kullanım sıklıkları değerlendirildiğinde, 2010 yılında “haftada bir veya iki kez” seçeceği yüzde 52,5 ile en yüksek oran olurken, 2015 yılında en yüksek oran yüzde 57,5 ile “hergün veya hemen hemen her gün yanıtı” en yüksek oran olmuştur.” diyor.

TÜİK Verilerine göre internetin en çok nerede kullanıldığı yıllara göre incelendiğinde ise;

  • 2012 de %70 ile evlerde,
  • 2014 de %79,1 ile evlerde ve
  • 2015 de %87.1 ile evlerde kullanıldığını görülüyor.

TÜİK’in Aynı yıllar için İnternet kafede kullanım verileri incelendiğinde ise;

  • 2012 de %16 ile internet kafede,
  • 2014 de %14,3 ile internet kafede ve
  • 2015 de %10,6 ile internet kafelerde kullanıldığı görülüyor.

Peki, tüm bu veriler size ne ifade ediyor? Biz söyleyelim; İnternet kullanımı evlerde her geçen gün büyük bir hızla artarken, internet kafe kullanımı da büyük oranda azaldığını gösteriyor bu rakamlar.   Eğer internet kullanımının internet kafelerden evlere doğru hızla devşirildiğini, çocukları korumak için Güvenli İnternet hizmetinin de asla yeterli olmadığını haberleştirseydiniz, çocuklara ve ebeveynlere gerçek manada faydanız dokunacaktı. Bu durumda toplumu doğru bilgilendirdiğiniz için haberciliğin etik değerleriyle birlikte “YAYIN HİZMETİ USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİĞİN” 8 inci Maddesinde yer alan kurallara da uyum sağlamış olurdunuz!

Toplumu internet kafelere karşı kışkırtan zorlama haberlerle ebeveynleri yıllarca yanılttınız!

Bakınız, bu sorumsuz davranışınızın neticesinde ne oldu?

ATV ve A Haber kanallarınızda izlediğimiz haber, ebeveynleri internet kafelerden bir kere daha korkuttu. Onları ADSL hattı satan ticari firmaların kucağına itmekten öte bir şeye hizmet etmedi. Evet, yıllar boyu bu türden haberinizi izleyen ebeveynler koşa koşa gidip bilgisayar ve internet alıp, çocukların yatak odalarına koydular, koyuyorlar. Yeter ki çocukları internet kafeye gitmesin! Evde kontrol daha kolay, en azından gözlerinin önündeler! Fakat anneler babalar teknolojiden bihaber haldeler. Çocuklarını kontrol edebilecekleri bilgi ve donanıma sahip değiller. Zaten çoğunun çocuklarıyla iletişimi kopuk ve onlara söz geçiremiyorlar. Çocuklar bu halde evde kendi özel odalarında internete girerken sapıkların tehdit ve şantajlarıyla karşılaştılar. Sözde güvenli ev ve güvenli internet ortamında sapıkların ağına düşüp heba olan çocukların haberleri gün geçmiyor ki medyada yer alamasın. Bizzat ATV ve A haber kanallarından da yayınlanan bu tür haberleri size hatırlatmamıza gerek var mı?  Fakat altını bir kere daha kalın çizerek şu hususu hatırlatırız! EU Kids Online’ın Türkiye araştırma verilerine göre İnterneti ilk kullanım yaşı 2 yaşa düşmüş durumda.  “Çocukların internet erişimi sağladıkları mekanlar incelendiğinde; Evde “kendi odasında” kullanım % 84,6 ile en yüksek oran olarak dikkat çekiyor.”  Siz ise gerçeği yansıtmayan haberlerle bu oranı her geçen gün biraz daha yükseltiyorsunuz. Gerçekleri yansıtmayan haberleriniz ile çocukların yatak odalarına kadar soktuğunuz "bataklığın" içine her gün biraz daha fazla itiyorsunuz. Çocuklar internet kafeye girebilecekleri 12 yaşına geldiklerinde zaten iş işten geçmiş oluyor! Buna bir çözümünüz var mı? 

Evet, gerçekler öyle “Kapımızdaki Tehlike İnternet Kafe” basma kalıp manşetle sunulabilecek kadar basit değil!  

Türkiye’nin İnternet Kafe esnafları olarak Turkuvaz Medya grubuna ihbarda bulunuyoruz, resmen bildiriyoruz. 8-9 Yaşında çocuklar evlerdeki Güvenli İnterneti 15 saniyede aşabiliyor. Ebeveynlerin haberi yok, medyanın haberi yok, Devletin haberi yok! Sizin sözünüze itimat edemeyiz diyorsanız; iddiamızı kameralar önünde ispat etmeye de hazırız. Turkuvaz Medya Grubu bu iddiamızı araştırıp haber yapacak mı? Milyonlarca aileyi ilgilendiren bu vahim olayı çocukların güvenliği ve esenliği adına ebeveynlere ve yetkililere duyuracak mı?

Eğer bize dönüp de “bu iddianız gerçek bile olsa haber değeri yok” diyorsanız;  siz Turkuvaz medya grubu olarak Hükümetimizin icraatı olan "Güvenli İnternet Hizmeti"ne toz kondurmamak adına “günah keçileri” üretip, bu yolla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a sempatik görünmenin peşindesiniz diye düşünürüz. Veya ebeveynlere İnternet erişim hattı satan ticari ISS firmalarının PR oyununa bilmeden geliyor olabilirsiniz! Yada ebeveynlerin yüreğine korku salmak suretiyle; reytinge dayalı reklam pastasından nemalandığınız için sizde bu değirmene su taşıyorsunuz diye düşünürüz. Çocuklar evde otursun, Turkuvaz medya grubunun “MİNİKA GO” web sitelerinde HİÇ BİR ZAMAN SINIRI OLMADAN ÖZGÜRCE DOLAŞSINLAR, ÇOCUK KANALINIZIN TV REKLAMLARINI SEYRETSİNLER amacında olabilirsiniz. Yoksa durum gerçekten böyle mi? Günahı boynunuza…

TURKUVAZ MEDYA GRUBUNUN SAYIN YETKİLİLERİ,

Sözlerimiz size kırıcı gelebilir. Fakat sizlerin gerçekleri ıskalayarak koskoca bir sektöre ve biz esnaflara yaptığınız eziyet, emin olunuz çok daha ağır ve onur kırıcı! Hadi bizi bırakın; halkı yanlış bilgilendirmek suretiyle çocuklara ve ülkemizin geleceğine yaptığınız kötülük asla affedilemez. Bu itibarla kanalınızdan toplumu doğru bilgilendiren ve doğru yönlendiren habercilik örneğini, özetle, “araştırmacı ve doğru habercilik” ruhunu sergilemenizi bekliyoruz.

Örneğin;

Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 2009 yılında “Öğrenciyi İzliyorum” adıyla bir proje yürütmüş ve proje sonuçunda öğrencilerin okuldan neden kaçtıkları ve okuldan kaçtıklarında nerelere gittikleri ortaya konulmuştur. http://www.mcaturk.com/OGRENCI-OKULDAN-NEDEN-KACAR-22272

“'Öğrenciyi İzliyorum' projesi kapsamında ekim ayında okuldan kaçtığı belirlenen öğrencilere yöneltilen, ‘Neden okula gitmediniz? Neden okuldan kaçma gereksimi duydunuz?’ sorusuna 89 öğrenci, “Derslerden sıkıldığımız için kaçıyoruz" cevabını verdi. Aynı soruya, 55 öğrenci "Arkadaşlarımın etkisiyle kaçıyorum", 57 öğrenci "Öğretmenlerin öğrencilere karşı sergiledikleri olumsuz tutumlardan dolayı", 49 öğrenci "Ders programlarının içinde boş saatlerin olması", 30 öğrenci "Ders araç ve gereçleri olmadığı zaman", 34 öğrenci "Ödevlerimi yapmadığım zaman", 20 öğrenci "Sabah derse bir saat geç kaldığımda yok yazıldığım için", 6 öğrenci ise "Ailemiz bizimle yeteri kadar ilgilenmediği" için yanıtını verdi.

Öğrencilerin okuldan kaçtıklarında  Fatih Parkı, Ulupark, Ayn-ı Ali Parkı, Kent Ormanı, Gençlik Parkı, Ağlayan Kaya, İl Halk Kütüphanesi civarı, Emekliler Parkı, İstasyon civarı, Tevfik Lav Spor Tesisleri, Migros, Saruhan Aile Çay Bahçesi, Fenerbahçeliler Derneği ve Sultan Parkı olmak üzere 14 ayrı yerde zaman geçirdikleri saptandı.”

Araştırma sonuçları ne kadar ilginç değil mi? Hele çocukların okuldan kaçma sebepleri hayli hayli ilginç ki bu konuya burada hiç değinmeyeceğiz! Zira amacımız ebeveynler başta olmak üzere eğitim sisteminin ve eğitimcilerin hatalarını/eksiklerini yermek değil. Fakat çocukların verdikleri cevaplar da görülmeli ve bilinmeli ki; hiç kimse kendi hatasını başkasının üstüne yüklemeye kalkışmasın! 

Medya; “Öğrenciyi İzliyorum” projesi ve benzer projelerin neden sürekli hale getirilmediğini araştırmalı, bunları haber yapmalıdır. Bu durumda medya görevini layıkıyla yerine getirmiş olacaktır ve neticede herkes kendi üzerine düşen sorumluluğun farkına varacak ve yerine getirmenin çaresine bakacaktır... Bizim bu mektup ile size ulaşmaktaki amacımız, gerçekleri ıskalayarak sektörümüze günah keçisi muamelesi çeken medya grubunuza bu yaptığınızın doğru bir davranış biçimi olmadığını ve bu davranışınızın doğruduğu acı neticeleri göstermektir.

Evet, araştırma sonucuna dönersek; internet ve oyun oynamak için okuldan kaçan veya kaçtığında internet kafeye giden öğrenci hiç yok. Çocukların gittikleri yerlerin 7 si "park", 2 si meydanlar civarında bulunan "pastane, kafe, kafeteryalar," 1 i çay bahçesi. Gittikleri yerlerden biri de “ormanlık” alan! Anne babaları korkutan, Devlet yöneticilerini ise aleyhimize yönlendiren haberleriniz sayesinde çocuklara internet kafeleri yasaklıyorlar. Sayenizde çocuklar park, bahçe ve ormanlık alanlarda dolaşıyorlar. Çocukların parklarda uyuşturucu tüccarlarının tezgâhına düşmeleri, ormanlık ıssız yerlerde kötü niyetli kişilerin tecavüzüne uğramaları veya öldürülmeleri kuvvetle mümkün. Tabii sizin haberinizde de belirttiğiniz gibi Park ve bahçelere söyleyecek sözünüz yoktu! Öyle değil mi? Oysa uyuşturucu tüccarları çocukların ve gençlerin bulunduğu okul, park, bahçe kafe, kafeterya, cadde, sokak, köşe başlarını tutmuş durumdalar. İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman SOYLU olayın boyutları ve ciddiyetinin bilinci içinde bakınız ne diyor? “  İlgililere açıkça söylüyorum; terörle mücadelede hangi mantığı ortaya koyuyorsan, uyuşturucu satıcısını gördüğünüz anda acımayacaksınız. Ne dediğimi anlıyorsunuz. Acımayacaksınız. Çocuklarımıza okulların etrafında uyuşturucu satmaya çalışanları gördüğünüz anda ona insan muamelesi yapmayacaksınız. Bu kadar basit ve net” diye talimat verdi. Polisimiz Türkiye genelinde yüzbinlerce Okul, park, bahçe, cadde sokak bunların peşinde heba oluyor! Hal böyleyken çocukların ve gençlerin evlerinden bile çok daha güvenli halde internete girebildikleri, sosyal ortamda oyun oynayabildikleri (özel çıkartılan yönetmelikle sürekli denetim altında olan ve her an denetlemeye de müsait olan polisin eli altındaki) internet salonlarını kötülemenize anlam veremiyoruz. Diğer yanda çocuklarımızı Devletin denetimi altında olmayan yatak odalarına mahkûm etmenizin gerekçesi nedir? İşte bunu hiç anlayamıyoruz….

Sektörümüzü kötüleyen medya eğer FETÖ/PDY nın yayın kuruluşu olsaydı, bakınız o zaman bunu anlardık. Zira  07.12.2009 tarihli “Bilgisayar Oyunları ve İnternetin Zararları” isimli Bamteli videosunda “İnternet Kafelere giden çocukları engellemeye yönelik tedbir almayan Müslüman değildir” diye Paralel Devlet Yapılanması mensuplarına ve ayakta uyuyan zavallı ebeveynlere fetva veren imam bozuntusu vatan haini aşağılık herifin, bu sözü ne maksatla söylediğini biz iyi biliyoruz. Bu söylevin borazancılığını yapan FETÖ medyası kuruluşların sektörümüze karşı yürüttüğü algı operasyonlarını da iyi biliyoruz. (https://www.youtube.com/watch?v=pD1DOV5E6f8)Belki siz hala ayakta uyuyorsunuz, farkında değilsiniz, bilmiyorsunuz! Oysa biz, İnternet Kafelerin çocukları FETÖ’nün tuzağına/ağına düşmekten önemli ölçüde koruduğunu iyi biliyoruz. Bilmediğimiz şey şu ki; FETÖ/PDY’nın kumpasına gelen ve bu kumpas altında yıllarca eziyet çeken, FETÖ/PDY eliyle kalitesizliğe itilen İnternet Kafe sektörünün başına gelenleri, FETÖ/PDY ile mücadele ettiği iddiasında olan Turkuvaz medya grubu haber yapacak mı, zulme uğrayan Esnafa sahip çıkacak mı?

O esnaf ki; 15 Temmuz gecesi Türkiye’nin tüm esnafları topyekûn sokaklardaydı. Tankların üstüne çıkıp kurşunlara göğsünü siper edenler aynı zamanda, İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası başkanı ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte biz İnternet Kafe esnafları idik. Hal böyleyken; Sabah gazetesinin magazin yazarı Yüksel AYTUĞ 28.09.2016 tarihli yazısında bizleri terörist yetiştirmekle itham etti, lanse etti. (http://www.sabah.com.tr/yazarlar/gunaydin/aytug/2016/09/28/internet-kafeler-ne-yetistiriyor)  Tepkimizi gösterdik, yarım ağızla özür dilendi.  (http://www.sabah.com.tr/yazarlar/gunaydin/aytug/2016/10/04/internet-kafeler-meselesi)

Peki, çare oldu mu? Olmadı. Şimdi de 23.01.2016 tarihinde ATV ve A Haber ekranlarından haksız yere bir kere daha bizi günah keçisi ilan ettiniz, kötülediniz. Bu haksızlığı 15 Temmuz gecesi canını ortaya koyan esnafa karşı yüzünüz kızarmadan nasıl yapabiliyorsunuz? Bu halde bir esnaf grubunu haksız yere kötülemekte ki niyetiniz nedir? Bir sektörün esnaflarını topyekûn halde Devlete ve Hükümete düşman etmek midir? Zira ailelerimizin ve çocuklarımızın gözü önünde yaptığınız bu onur kırıcı kötüleme ve aşağılamaları Hükümetin talimatı ve izniyle yaptığınızı düşünen ve açıkça söyleyen esnaflar var. Evet, Sesimizi duymayarak, meramımızı dinlemeyerek, sorunlarımızı haberleştirmeyerek siz bizede bunu zorla düşündürüyorsunuz!

Ebeveynleri kokutarak, Çocukları kendi yatak odalarında İnternet ile tek başlarına bırakarak onların kucağına “sessiz sedasız patlayan bombalar” koyulmasına vesile oldunuz. Bu bombalar çocukların kucağında patladı, patlamaya da devam ediyor. Neticelerini TV ve gazetelerde her gün görüyoruz, okuyoruz. Anneler, Babalar, çocuklar, öğretmenler hep birlikte adeta kâbus yaşıyorlar! İnternet kafelerde internete giren çocuk neredeyse hiç kalmadı, yok denecek kadar az. Şiddet içerikli oyun ve pornografi diye diye İnternet kafelerin kullanımını bittirdiniz. Şimdi ise bilgisayar oyunları evlerin içinde daha çok oynansın diye aynı gayreti gösteriyorsunuz. Herhalde haberiniz yok! Bilgisayar oyunları evlere gireli çok zaman oldu ve evlerde kullanım büyük bir hızla yaygınlaştı, yaygınlaşıyor. Dijital oyun sektörü 100 Milyar dolarlık dev bir sektör ve her geçen gün daha da büyümeye devam ediyor. Turkuvaz medya grubunun neredeyse tüm web sitelerinde bilgisayar oyunlarının reklamları yayınlanıyor! Medya Grubunuzun desteğiyle hem İnternet hem de Bilgisayar oyunları evlerde kontrolsüz şekilde sabahlara kadar oynanıyor. Bilmenizi isteriz ki İnternetin çocuklara ve gençlere zarar vermeden denetim altında kullanılacağı ve Bilgisayar oyunlarının oynanabileceği yegâne yer, İnternet Salonlarıdır. 

TURKUVAZ MEDYA GRUBUNUN SAYIN YETKİLİLERİ,

Türkiye Cumhuriyeti tarihi bir değişimin eşiğindeyken, bu değişimin esnaf nazarında kabul görmesi, ancak esnafa hak ettiği saygının gösterilmesiyle mümkün olabilir. Eğer niyetiniz İnternet Kafe esnaflarını Devleti yöneten idarecilere düşman etmek değil ise, evet niyetiniz bu değil ise sizden önemli bir talebimiz var. Biz size elimizi uzatıyoruz siz de bize elinizi uzatın, tutalım. 17 yıldır bir türlü çözülemeyen İnternet Kafe sorununu birlikte analiz edelim ve kesin çözümü birlikte bulalım. Bunun için ATV ekranlarında sektörümüz hakkında her konunun açıkça konuşulacağı bir program yapınız. Bu programda İnternet/Oyun bağımlılığı ve İnternet kafeler her yönüyle konuşulsun. İlgili Bakanlıkları, Emniyet birimlerini, yerel idareleri, bilim insanlarını; internet kafeleri bilen anlatan kim var ise bu programa çağırınız. İnternet Kafe esnafını temsilen de sektörü en iyi bilen İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odasını mutlak suretle davet ediniz. İstanbul ile birlikte Diyarbakır ve Ankara odalarını da davet etmeniz son derece faydalı olur. Programda en zor sorular sorulsun, tüm gerçekler konuşulsun. Çocuklarımıza, gençlerimize ve bu ülkenin geleceğine (STK’larımız aracılığıyla) el birliği içinde fayda sağlayalım. Var mısınız?

Eğer siz bunu yapmıyorsanız biz esnaflar anlayacağız ki;  FETÖ elebaşı Fethullah GÜLEN denilen vatan haininin ekmeğine bilinçli veya bilinçsizce bal sürülüyor. Bilinçli veya bilinçsiz hiç fark etmez! Her iki halde Turkuaz medya grubu adına bir felakettir, kara lekedir.  Turkuvaz medya grubunun böyle bir şeyin ihtimalini bile hazmedemeyeceğine; FETÖ/PDY’na hizmet eden işlere asla izin vermeyeceğine inanıyoruz. Takdir edilir ki esnaf arkadaşlarımızın bir bölümü de izin vermeyeceğinize inanmak istiyor!

Eğer Turkuaz Medya Grubunun niyeti Ülkemizin bekasını sağlamak, çocuklarımızın temiz dimağlarını korumak ise; serzenişlerimizin haklı sebeplerini görmenizi, anlamanızı ve size uzattığımız eli tutmanızı şiddetle talep ediyoruz. Eğer elimizi tutmuyorsanız da bu durumda şikâyetlerimizi ilgili kurum ve kuruluşlara iletmek zorunda kalacağımızı bilmenizi isteriz.

Türkiye İnternet Kafe Esnaflarından İstanbul İnternet Kafecileri Esnaf Odası Eliyle; TURKUVAZ MEDYA GRUBU YETKİLİLERİNE

Saygıyla İletilir.

Haber Bülteni Aboneliği

captcha 

İletişim

map1
Adres: Osmanağa Mah. Halitağa Cad. Şemsitap Sok. No:8 D:3

34714 Kadıköy/ İST.

İstanbul
İnternet Kafecileri
Esnaf Odası Başkanlığı

  (+90) 0216 345 69 00

  This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.